{“title”: “Schengen İçin Güvenilir Kişiler Formülü Masada: Beş Yıllık Vize Mümkün mü?”, “content”: “
Türk vatandaşlarının uzun süredir yaşadığı Schengen vizesiyle ilgili sorunlar, yeni öneriler ve düzenlemelerle çözüm arayışlarına hız kazandırdı. Son dönemlerde gündeme gelen gelişmeler, vize reddi ve kısa süreli vize süreçlerinin hafifletilmesi açısından önemli bir adım olarak görülüyor. Uzun zamandır vize başvurularında yaşanan zorluklar ve başvuruların yoğunluğu, hem vatandaşlar hem de konsolosluklar açısından yük oluşturuyor. Bu noktada, özellikle güvenilir kişiler listesine dahil edilen bireylere 5 yıla varan uzun vadeli vize imkanının sağlanması planlanıyor.
NTV Brüksel Temsilcisi Güldener Sonumut’un paylaştığı bilgilere göre, Türkiye’den yapılan Schengen başvurularında yaşanan aksaklıkların önüne geçmek amacıyla, yeni teknik çalışmalar başlatıldı. Bunlar arasında, vize başvurularında “güvenilir kişi” kategorisine giren kişiler için uzun vadeli vizelerin kapılarını açmak yer alıyor. Bu kişiler arasında, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda faaliyet gösteren firmaların sahipleri, büyük sanayi odalarına üyeler, Avrupa’da uzmanlık alanında araştırma yapan akademisyenler ve öğrenciler gibi çeşitli kesimler bulunuyor. Bu kişilerin, iki yıl ve ardından beş yıl süreli vizelerle desteklenmesi üzerinde duruluyor. Böylece, vize başvuru sayısında azalma ve başvuruların hızlanması hedefleniyor.
Bu uygulamadan elde edilecek avantajlar, özellikle Türkiye’nin AB ile yürüttüğü vize serbestisi görüşmeleri öncesinde büyük önem taşıyor. Uzmanlar, bu düzenlemenin 200-400 bin civarında kişinin uzun vadeli vize almasını sağlayacağını öngörüyor. Böylece, hem Türkiye’den Avrupa’ya gerçekleşen ziyaretlerin önündeki engeller azaltılacak hem de vatandaşların günlük yaşantı ve iş hayatında yaşadıkları mağduriyetler giderilmeye çalışılacak. Sonuç olarak, bu adımlar, kısa vadede Schengen bölgesine girişte yaşanan sıkıntıların hafifletilmesi ve uzun vadeli vizelerin getirilmesiyle karşılıklı iş ve kültürel ilişkilerin güçlendirilmesi adına önemli bir gelişme olarak görülüyor.”}
